Haftanın Sözü

"Öğrendiğim en büyük şeylerden biri, her zaman haklı olmak zorunda olmamamdır."
Jeffrey B.Swartz

Dosya Paylaşımı

Takvim

March 2010
M T W T F S S
« Feb   May »
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031  

Paragöz Çalışanlar, Cahil İK'cılar!

MoneyTecrübelerim bana şunu gösterdi: Mükemmel işyeri yoktur, her şirket bir diğerinden bazı alanlarda güçlü olduğu gibi bazı alanlarda da zayıftır.  İnsan Kaynakları politikalarının ve uygulamalarının en iyi olduğunu bildiğiniz küresel bir şirketin iş çıkışında birkaç çalışanı yoldan çevirip şirket hakkındaki görüşlerini sorun bakalım.  En iyi ihtimalle; birkaç olumlu cümleden sonra “…aslında şundan hoşnut değilim, şu yaklaşım daha olumlu olabilirdi…” ifadelerini duyabilirsiniz.

Sonuç olarak, çalışanlar iyi bildiğimiz şirketlerden de “daha iyisi” için istifa ediyorlar.  Aslında bu durum hiç de şaşırtıcı değil.  İnsanlık hali…

Bir süredir şirketlerde yaygın olarak kullanılan bir İnsan Kaynakları uygulaması var; çıkış anketi ve çıkış mülakatı.  Sistem çok basit, işleyiş şekli şu şekilde: Çalışan istifa eder, çıkış gününde bir İK uzmanı kendisini bir odaya davet eder, bu odada öncelikle 1-2 sayfadan oluşan, özenle hazırlanmış soruları içeren çıkış anketini verir, çalışan çıkış sebeplerini ve iyileştirme için önerilerini sorgulayan bu anketi 5-6 dakikada doldurur.  Bunun sonrasında İK uzmanı ile kısa bir mülakat yapar, bu süreçte İK uzmanı yazılı ifadeleri sözlü olarak derinlemesine sorgulamaya çalışır.  Alınan sonuçlar istatistik haline getirilir ve İK stratejisinin geliştirilmesinde bir girdi sağlar.  Gerekiyorsa acil önlemler alınır, iyileştirmeler yapılır.

Bakıldığında, mantıklı bir kullanım şekli, etkili ve rakamlara dayanan bir araştırma ve sonuçlar.

Ancak, günümüzde bu verinin doğruluğu sık olarak sorgulanıyor.

Harvard Business Review’e ait bir vakayı okumuştum geçtiğimiz yıllarda: “How Fleet Bank Fought Employee Flight“.  Bu vakada, çıkış anket ve mülakatlarının ne kadar yetersiz olduğunu ve bir şirketi ne kadar yanlış yönlendirebileceğine şahit olmuştum.

Düşünün bir kere…  Çalıştığınız şirketten ayrılmaya karar verdiniz diyelim.  İstifa sebebiniz, yöneticinizi sevmemeniz, onunla sıklıkla problemler yaşamanız ve etik konularda fikir ayrılığına düşmeniz.  Bu yüzden yeni bir iş arayışına girdiniz ve bir süre sonra da istediğiniz işi buldunuz.  İstifa aşamasında sizden bir form doldurmanızı istediler.  Sorulardan biri şu: “Şirketimizden ayrılma sebebiniz aşağıdakilerden hangisidir:

a) Yetersiz gelişim fırsatları

b) Yöneticiden duyulan memnuniyetsizlik

c) Düşük maaş ve yan haklar

d) İşe uyumsuzluk…

Hangisini işaretlerdiniz?

HBR’ye ait vaka’da, çalışanların istifa sebeplerinin başka olmasına rağmen çoğunlukla c şıkkını işaretlediği sonucuna ulaşılmış.  Neden?  Çalışan c şıkkını işaretlerse bunun sorgulaması çok fazla yapılmıyor da ondan; gerçeği söyleyip b şıkkını işaretleseniz uzun uzun sorgulanacaksınız, İK uzmanı sizden somut kanıt isteyecek, işyerinden kötü ayrılacaksınız, kim bilir belki de eski yöneticinizle ileride tekrar yolunuz kesişecek.  İş dünyası küçük, risk almamak lazım…

Eğer bir şirket, çalışanlarının ayrılma sebeplerini sadece bu tür araştırmalara dayandırarak araştırıyorsa büyük bir hata yapıyor olabilir.  Bu durumda çıkan sonuç genelde şu oluyor: “Çalışanlarımızın büyük bölümü daha çok para ve daha iyi fırsatlar yüzünden istifa ediyorlar.  Maaşlarımız piyasanın gerisinde kaldı; acil düzeltmezsek daha çok kan kaybederiz.” 

Ne kadar zayıf bir ifade, değil mi?

Saratoga Institute’un, 2003 yılında, 18 farklı sektörden 20,000 çalışan üzerinde yaptığı araştırmalar aşağıdaki sonuçları vermiş:

 Saratoga Research, 2003

Bu araştırma ve buna benzer onlarcası bize şunu çok net ifade ediyor: Çalışan istifalarının %80-90′ı para ile ilgili sebeplerden değil, öncelikle yönetici, işin kendisi, şirket kültürü ve çalışma ortamı gibi sebeplerden kaynaklanıyor.

Beklenen performansta olan  bir çalışanı kaybetmenin maliyetli olduğunu biliyoruz.  İK’cılar olarak bu maliyeti istifa eden çalışanın yıllık maaşına eşit kabul ederiz.  Ortalama yıllık maaşın 35,000 dolar olduğu, 300 çalışanı olan bir şirkette turnover %15 ise… Bu durum şirketin yılda, sadece turnover yüzünden, 1,575,000 dolar kaybettiği anlamına gelir.  Korkunç!

Eğer problemlerin nereden kaynaklandığını net olarak anlayamazsak, problemleri çözmemiz imkansızlaşır.  Çalışanların ayrılma sebeplerini iyi değerlendirmemiz, bu durumu kontrol alabilmemiz açısından çok önemlidir.  Bu değerlendirmeyi sağlıklı şekilde yapabilmek için de farklı araçlar kullanmak, biraz araştırma yapmak, bir-iki kitap okumak ve konunun üzerinde düşünmek yeterli oluyor.  Eksik olduğumuz nokta da bu zaten…

Sonuç olarak, sanırım yazının başlığını şu şekilde değiştirmemiz gerekiyor:

Çalışanlar paragöz falan değil, bu yorumu yapan İK’cılar cahil sadece…

 

4 comments to Paragöz Çalışanlar, Cahil İK’cılar!

  • Selen

    merhabalar;
    Yazınızın hakikaten başlığı dikkat çekmekte olup okuma şartlandırmasına gitmek zorunda kaldım.Hakikaten çıkış mülakatları doğru yol seçilmediği taktirde sadece İ.K’nın evet yapılması gerekiyordu ,bizde çıkış mülakatlarıda yapılır şirketimiz bu yönde doğru yolda gibi bir anlam yüklemesi yapılabiliyor.Fakat çıkış mülakatlarının verileri doğru alınırsa ücretin 3.sıralara düştüğü görülüyor.Bu tezinize kesinlikle katılamktayım.
    Son olarak şunu eklemek isterim.Diğer dikkat çeken ve hafızamda kalan bir yazı başlığı ise
    GİRİŞTE İ.K ANLATIYOR,ÇIKIŞTA İSE ONLARI DİNLEYİN…

    Sevgilerle
    Selen…

  • sedat birinci

    Ben yazıyı çok beğendim ayrılık mülakatının yapılması gerektiğini düşünüyorum temelde eğer doğru feedback i alabiliyorsanız hazine değerindedir sanırım kafa yorulması gereken şey ayrılandan gerçekten doğru feedback i nasıl alırız.. Bence bunun en iyi yolu sadece elinizdeki eski ayrlış formlarının sonunda aldığınız aksiyonlarla başlamanız olur .
    saygılarımla
    sedat

  • Ece Süeren Ok

    Merhaba;
    Öncelikle süper bir site ve ilk defa gördüğüm için üzüldüm diyebilirim.

    Yazının başlığını son derece itici bulduğum için sabahtan beri içeriğini okuyup okumamakta kararsızdım ama yine de kaçta interaktif site ki var deyip girdim – ki çok memnum oldum. Ancak şunu söyleyebilirim ki gerçek İK cılar o çıkış mülakatlarında çoktan seçmeli soruların sorulmayacağını bilirler ve eğer o istifa aşamasına gelinmişse çıkış yapacak arkadaşını o kadar iyi tanırlar ki, elemanın çıkış mülakatında kendisini yanlış yönlendirmesine duygusal ve rasyonel olarak imkan bırakmazlar.Ama bunu yapmayan arkadaşlara da cahil değil, tecrübesiz demek gerekir diye düşünüyorum.

    Sevgilerimle;
    Ece

  • Tuğsel Bey merhaba,

    Yazınız, çıkış mülakatlarındaki satır aralarının önemini gerçekten de çok güzel vurguluyor.

    Her ne kadar çıkış sebeplerini “düşük maaş ve yan haklar olarak” belirtselerde bazen anlatmaya başladıklarında gerçekten de sebebin o olmadığını, diğer huzursuz olduğu konuların giderek üst üste gelmesi, aktif olmasada iş arayışlarına başlanması ve şu an aldığı haklardan daha yüksek bir teklif ile karşılaşınca da ayrılmak istemesin de neden her ne kadar “düşük ücret ve yan haklar” olarak gözükse de sürecin başlaması ve rahatsızlık veren durum kesinlikle başka bir sebebe dayanıyor.

    İyi günler.
    Sevgi

Leave a Reply

 

 

 

You can use these HTML tags

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>