Haftanın Sözü

"Şirketler içindeki problemlerin %94'ü sistem kaynaklı, sadece %6'sı insan kaynaklıdır."
Dr.Edwards Deming

Dosya Paylaşımı

Takvim

Ekim 2015
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« May   Nis »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Yetenek Yönetimi: İp Üstünde Yürümek

Walking ropeYetenek yönetimi konusu, son on yıldır İnsan Kaynakları’nın yükselen trendlerinden bir tanesi.  3-4 yıldır ilk üç’te ve anlaşılan, sıralamada önümüzdeki yıl da ilk üç sıradaki yerini koruyacak.

Yetenek yönetimi ile performans yönetimi birbirine çok yakın iki konu.  Bir tanesi geçmiş performansa odaklanıyor ve değerlendiriyor; diğeri ise gelecekteki performansa odaklanıyor ve belirli sonuçlara varmaya çalışıyor.  Çalışanlardaki potansiyeli belirleyerek; şirket içinde kime ne kadar, ne oranda ve ne alanda yatırım yapacağımıza karar vermemizi sağlıyor.  Hangisi zor derseniz, yetenek yönetimi derim ben…  Ortada somut bir şey yok, henüz gerçekleşmemiş performansı tahmin etmeye çalışıyorsunuz.  Mantıklı mı?  Yeterince güvenilir mi?  Doğru sonuçlar veriyor mu?

Şimdi diyeceksiniz ki…

“Bizim çok etkili bir sistemimiz var.  Amerika’dan geldi, falanca danışmanlık tarafından geliştirildi.  Bu sistem ile belirli somut kriterler doğrultusunda kişinin potansiyelini net olarak görebiliyoruz.  Objektif olarak yorum yapıyor ve insan yatırımımızı bu doğrultuda yönlendiriyoruz.”

Hmm.  Emin misiniz?

Evet, belirli kriterler var ve bu kriterlere bakarak elinizdeki kitlenin içinden hangi %10-15′inin ‘yetenekli’ olduğuna karar veriyorsunuz.  Bu sürece çoğunlukla yöneticiler de dahil oluyor.  Şimdi aşağıdaki fotoğrafa bakın ve performans ve yetenek yönetimi sistemlerinin organizasyonlarda ne kadar etkili olduğunu söyleyin…

Performanceİnsan ile ilgili konular zor.  İnsan bu…  Bir sürü belirsizlik var.  Genellemeler yapmak, kategorilere ayırmak çoğunlukla hatalı sonuçlar veriyor.  Yetenek yönetimi de insan ile ilgili bir konu.  Değerlendirmede kişinin geçmiş performansı en sağlam kriter.  Bu doğrultuda, kristal bir küreye bakıyorsunuz ve tahmin ediyorsunuz: Bu kişinin ilerideki performansı ne olabilir?

WEMF

Einstein, 4 yaşına kadar konuşamadı.  Öğretmenleri ailesine onu okuldan almasını öğütledi.  Michael Jordan, lisede koç tarafından kısa olduğu için ve ‘yeterince yetenekli olmadığı’ düşünüldüğünden takıma alınmadı.  Walt Disney, ‘yeterince hayal gücün yok.” denilerek çalıştığı gazeteden kovuldu.  Henry Ford da Ford Motors’u kurmadan önce giriştiği iki ayrı işi batırmıştı.

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Acaba bizim şirketlerimizde de yetenek yönetimi sisteminin çarkları arasına sıkışmış, gizli kalmış Einstein’lar, Michael Jordan’lar, Walt Disney’ler ve Henry Ford’lar var mı?   

Yetenek yönetimi, belki de İK’nın en kritik ve zorlu görevlerinden bir tanesi.  Bu sistem mutlaka ciddiyetle ve hassasiyetle ele alınmalı.  Aksi taktirde, şirkete bir rekabet avantajı kazandırmak yerine, tam tersi yıkıcı ve yok edici bir etki yaratabilir.  Hem şirket, hem de çalışanlar için.

Leave a Reply

  

  

  

You can use these HTML tags

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>